Monochroma Demişken,  Bir Gevende Yazısı

Bu yaz Türkiye’de iyi bir şey oldu, yerli bir bilgisayar oyunu piyasaya sürüldü: Monochroma. Nowhere Studios’un Türk yazılımcı, görsel ve duysal sanatçıları tarafından yapılmış bir oyun. Bu kadar milliyetçilik yeter 🙂 . Oyunu henüz oynamadığım ve oyunlar konusunda çok da bilgili birisi olmadığım için pek fazla ayrıntı veremeyeceğim, ilgilenenler şuradan ulaşabilirler detaylı bilgiye: http://monochromagame.com/Monochroma/indexTR.html

Monochroma
Monochroma

Benim için daha önemli olan ve şu an bahsedeceğim nokta oyunun müziği. Müziği yapan isim pek sevdiğim grup Gevende. Önce biraz Gevende’den bahsedeyim ki tanımayan kalmasın. 2000 yılında Eskişehir’de kurulan grubun tarzı psychedelic folk – folk rock kıvamında. Vurmalılarda Gökçe Gürçay, bas gitar ve geri vokalde Okan Kaya, gitar ve vokalde Ahmet Kenan Bilgiç, viyolada Ömer Öztüyen ve trompette Serkan Emre Çiftçi’den ibaret olan grup 2 stüdyo albümüne sahip ve albümlerin ikisi de Baykuş Müzik’ten. İlki 2006 yılındaki “Ev” albümü ki şuradan dinleyebilir/satın alabilirsiniz: https://itunes.apple.com/tr/album/ev/id384478415

İkinci albüm ise 2011 yılındaki “Sen Balık Değilsin Ki”. Albümün isim babası şiir Oktay Rıfat’tan, ama onu yazının kapanışında okuyabileceksiniz. Öncelikle albüme ulaşabileceğiniz bir link, bu sefer Spotify’dan: https://play.spotify.com/album/0f4FVeg1xqZAnr00cJoosn

Şahane albüm. İlk albümle kıyaslarsak biraz daha gümbürtülü, sert sesli ve rock tınıları hakim diyebilirim. İlk albüm de çok şahane tabi, arada kaynamasın.

İkinci albümden Igloo parçasının şöyle sinematik videolu bir akustik düzenlemesi var, bunu paylaşmadan edemeyeceğim: http://www.youtube.com/watch?v=VzHXozh6ux4

Yeni başlayanlar için elzem bir Gevende bilgisi şöyledir, şarkı sözleri doğaçlamadır, hiç var olmayan bir dilde söylenir. Bu dil belki de var olan her dilden bir şeydir,  onu vokaliste sormak lazım gelebilir. Türkçe söz içeren tek bir şarkı var bu 2 albümde, ama ne olduğunu söylemeyeceğim. Dinleyin, kendiniz keşfedin ve sevinin.

Gevebde
Gevende

“Sen Balık Değilsin Ki” konusuna geri dönmek istiyorum. Çünkü bu ismi taşıyan bir de performans mevcut. Çıplak Ayaklar Kumpanyası’ndan Mihran Tomasyan’ın solo performansını nasıl anlatabilirim, bilemiyorum. Az laf, biraz müzik ve sağlam bir performansla yoğun bir anlatıma sahip bir beden performansı. Kimlerin emek verdiği ve içerik ile ilgili bilgi almak için şuradan: http://ciplakayaklar.com/SEN-BALIK-DEGILSIN-KI

Ben 2 kere seyrettim bu performansı, farklı mekanlarda. Her mekanda daha da zenginleşen, anlamlar kazanan interaktif bir performans. Şu aralar oynamıyor, ama güze sezonu ile umuyorum ki yeniden sergilenecektir. Mihran Tomasyan’ın bu performansını sergilediği bir turnesi var, ama hiç de alışık olduğumuz turnelerden değil. Çıkıyor Tomasyan yola, her bir durağı bir performans noktası oluyor. Buyurun kendi günlüğünden okuyun/görün:  http://sonuselamet.tumblr.com/

Nereden nereye geldim işte. Gevende’nin yaptığı oyun müziğinden bahsedecektim oysa. Hemen bahsediyorum. Parçaların isimleri son derece açık ve net: Intro, LeveL I, Level II, Level III, Level IV ve Final. Bu albüm sadece sanal ortamdan dinlenebiliyor, şimdilik CD veya başka bir formatta basılmamış. Gelecekte basılıp basılmayacağına dair ise henüz bir açıklama yok. Buyurun i-tunes’tan alın, dinleyin: https://itunes.apple.com/us/album/monochroma-original-soundtrack/id877701924

Velhasıl-ı kelam, çok da analiz ve yorum yapamayacağım albüm hakkında, çünkü dünya kadar şeyden bahsettim zaten. Henüz oyunu oynamadım, ama albümü dinledim. Tez zamanda oyunu da oynayacağım ve oynarken dinlemiş olacağım müziklerini de. Belki ondan sonra yazarım naçizane düşüncelerimi. Şu meşhur şiir ile bitireyim hadi, size benden son bir kıyak olsun 🙂

Ağlama Ahmet Ağlama

Davranma kuşağına ikide bir

Anam avradım olsun

Bu kara günlerin sonu gelir

Büyük balık küçük balığı yutar demişler

Bok yemişler

Onu sardalyeler düşünsün

Sen balık değilsin ki Ahmet

Mek parmak mek parmak daha

Sonu selamet