Babalar ve Padawanları: Bir Padawan olarak Black Sabbath

 Yeni yazı serisi “Babalar ve Padawanları”na başlıyorum. Öncelikle bu ismin ve fikrin nereden geldiğini açıklamak istiyorum. “Baba” kelimesi, bir müzisyen için kullanıldığı zaman onun üst düzey bir müzisyen olduğunu, başka müzisyenleri de etkilediğini belirtir. Bunda daha çok açıklanacak bir şey yok, gelelim “padawan” kelimesine. TDK sözlüklerine baktığınızda bulamayacağınız bir sözcük, ama son derece popüler. Yine de bilmeyenler için açıklamak gerekirse, Star Wars serisinde galaksinin koruyucuları olan “jedi”ların çaylaklarına verilen isim, bir bakıma henüz jedi olamamış öğrenciler. Peki ben bu yazı serisinde bununla alakalı ne anlatacağım? Bir müzisyen veya müzik grubu seçip etkilendikleri kişileri, grupları yazıp, bazen anılarla bazen etkilendikleri şarkılarla müzisyenlerin kendi tarzlarını oluştururken yaşadıkları etkileşimleri ortaya çıkarmaya çalışacağım. Tabi “padawan”larımız aslında hepimizin baba kabul ettiği müzisyenler olacak. Bu yazı serisinin fikir babasına da değinmek gerekirse, Koç Üniversitesi radyosunda, geçen sene başlayan “Babalar ve Padawanlar” isimli program. Tekrardan yayına başlayınca sizlere güncel olarak gününü duyuracağım. Serinin ilk yazısına başlamadan önce, son sözüm: “May the force be with you”


 İlk padawanımız neredeyse yarım asırı doldurmuş ama hâlâ sahnelerden inmeyen bir grup, Black Sabbath. Heavy Metal’in babalarına padawan dedim diye hemen kızmayın, onların da etkilendikleri kişiler elbette var, bu yazıda onları inceleyeceğim. Hem müzik dünyasından idollerini, hem de gerçek hayatta onlara etki eden kişilere değineceğim. Black Sabbath demişken, yıllardır süregelen kadrosuyla değil de şu an hala hayatta olan ve müzik yapan kadrosuyla inceleyeceğim. Yani heavy metal’in gitarist babası Tony Iommi, altyapıdaki büyük silahşör bas gitarist Geezer Butler ve renkli kişiliğiyle gündemden düşmeyen büyük metal vokali Ozzy Osbourne. Şu an grupta bulunmayan üyeler ve özellikle Ronnie James Dio’dan başka bir yazıda bahsetmeyi düşünüyorum. Günümüz Black Sabbath üyelerini psikolog koltuğumuza oturtuyoruz ve çocukluklarına inerek başlıyoruz.

Black Sabbath… Grubun isim babasına değinerek başlayalım. 1968 yılında kurulan grubumuzun isim babası, Italyan Fransız ortak yapımı 1963 yılından bir film, İngilizce çeviri ismiyle “Black Sabbath”. Grubun korku filmleriyle olan tek bağlantısı bu değil, Ozzy Osbourne’un ilgisini çeken, insanların korku filmlerine korkmak için gitmesi durumu hem Osbourne’un kendi solo albüm turnelerini, hem de Black Sabbath’ın konserlerini sahne dekorları ve şovları düzeyinde etkilemiş.

Ozzy Osbourne

2013’e dönelim. Black Sabbath grubu şu anki kadrosuyla toplanmıştı ve yeni albümleri “13”ü piyasaya çıkarmıştı. Albüm, grup üyelerine Grammy ödülü getirdi. Grup üyeleri 2014 Mart ayında Grammy Müzesi’ni ziyaret ettiler ve kısa da olsa birçok önemli konuya değindikleri bir söyleşi yapmış oldular. Kimlerden etkilendiniz sorusuna hızlıca da olsa en net cevapları buradan alabiliyoruz. Ozzy Osbourne saymaya başlıyor: Led Zeppelin, Pink Floyd, Cream ve Beatles. Liste şaşırtıcı değil, çünkü Black Sabbath öncesi dönemde etkilenilebilecek en önemli gruplardan 4ünün adı Ozzy’nin ağzından çıkıyor ama aralarından biri farklı, The Beatles. Birçok röportajda da Ozzy’nin özellikle yoğunlaştığı grup “The Beatles”.

Black Sabbath, Grammy Ödül Töreninde

Tanınmak hayalleri olan, genç bir çocuk elinde transistörlü radyo ile Aston’daki Witton yolundan aşağı doğru yürüyordu. O an çalan “She Loves Me” şarkısı o çocuğu gerçeklikten kopardı ve bir daha asla kurtulamayacağı bir yere götürdü. Kendi deyimiyle yıldırım çarpmış gibi oldu. O çocuk yıllar sonra Ozzy Osbourne olarak parlayacak ve bu anısını Classic Rock Magazine’e verdiği bir röportajda anlatacaktı. Şarkı söylemeye başlama sebebi The Beatles’dı. The Beatles’ın bir üyesi olmak istiyordu. Paul Mccartney onun kahramanıydı.

Yıllar sonra Paul McCartney ile birkaç kez görüştü. Gençliğinde onun kendisiyle tanışma ihtimalini bile düşünemezdi. Oğlu, kendisiyle ilgili bir belgesel hazırlarken Paul McCartney ile de röportaj yaptı ve bunu Ozzy Osbourne’a söylediğinde Ozzy buna inanamadı. “God Bless Ozzy Osbourne” ismiyle yayınlanan bu belgeselde Paul McCartney, Ozzy Osbourne’u onurlandırmıştı.

Ozzy Osbourne’a oğlu Jack, The Beatles’ın ortaya çıktığı zamanda ona ne hissettirdiğini sorduğunda, Osbourne açıkladı:

“Tek söyleyebileceğim şey, bir gün yatmaya gidiyorsun ve sabah uyandığında dünya daha güzel bir yer oluyor.”


Geezer Butler

  Kalabalık, müzik dinlenen bir ailede doğdu bas gitarist Geezer Butler. Classic Rock Magazine’e verdiği röportajda ailesinin müzik zevklerini şöyle özetledi: Anne ve babası İrlanda müziği seviyorlardı. Üç erkek kardeşi koyu rock’n roll dinleyicileriydi; Elvis, Gene Vincent, Eddie Cochran favorileriydi. Kız kardeşi Cliff Richard dinleyicisiydi. Ama o kimseyi dinlemiyordu, ta ki The Beatles ortaya çıkana kadar. John Lennon gibi olmak için gitar çalmaya başladı. Birkaç yıl sonra Cream’i keşfetti. Herkes Cream’den Eric Clapton’ın ne kadar büyük bir müzisyen olduğu konuşuyordu ama o daha çok bas gitarist Jack Bruce’un hayranı oldu. Ve bu hayranlık, onu bas gitara yönlendirdi.

Tony Iommi

  Heavy Metal’in kurucusu sıfatını aslında hak eden isim, Tony Iommi. Bilmeyenler için kısaca açıklamak gerekirse, müzikte “triton aralığı” dediğimiz bir aralığı gitara uyarlayarak heavy metal’in doğumunu sağlayan kişi Black Sabbath’ın solak gitaristi Tony Iommi’dir. Rock’n roll onun için bir tutkuydu, Buddy Holly severdi.

En çok sevdiği The Shadows’tu, bunun sebebi daha çok enstrümantal parçalar yapmaları ve gitar ağırlıklı olmasıydı ve onun çalmak istediği de buydu.

Tony Iommi için en zor zamanlar metal fabrikasında çalıştığı dönemde, sağ elinin orta ve yüzük parmağının uçlarının kesilmesiydi. İşinden ayrılıp, grubuyla Almanya’ya turneye gitmeden hemen önce bunu yaşayan Iommi’nin kendini toparlaması, patronunun ona hediye ettiği ve onu çok etkileyecek bir EP’den sonra oldu. Patronu ona Django Reinhardt’tan bahsetti. Reinhardt’ın da sol elinin yüzük ve serçe parmağı karavanında çıkan bir yangın sonucunda yaralanmış ve kullanılamaz hale gelmişti. Ama caz gitaristi Reinhardt buna rağmen gitar çalmayı sürdürmüştü ve Tony Iommi’de onun hikayesinden etkilenerek müzik kariyerine devam etti.

Heavy Metal’in babalarını, padawan olarak ele aldığımız zaman müziklerindeki yoğun İngiliz rock’n roll etkileri ve özellikle de The Beatles etkisinin ön planda olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, müzikal anlamda heavy metal’i yaratan babaların, pardon padawanların, Cream ve caz müzik etkisinde oldukları da ortada. Özetleyecek olursak; çoğunlukla İngiliz rock’n roll’unun etkisiyle de olsa korku filmleri ve birçok müzik tarzının sentezinin ürünü: Black Sabbath.

Kaynaklar:

1- Classic Rock Magazine, Issue 200 Collector’s Edition (Ağustos 2014)

2- “God Bless Ozzy Osbourne” Belgeseli (2011)

3- Grammy Museum – An Evening with Black Sabbath: Musical Influences

(http://www.grammy.com/videos/black-sabbath-love-for-the-beatles)

4- (http://www.abc.net.au/triplej/musicnews/s2934918.htm)

5- Loudwire, Graham ‘Gruhamed’ Hartmann : “7 Horror Movies that Inspired Band Names”

(http://loudwire.com/black-sabbath-horror-movies-that-inspired-band-names/)

2 thoughts on “Babalar ve Padawanları: Bir Padawan olarak Black Sabbath

Comments are closed.