Alternatif Müziğin Bromance'leri PART I: Coxon & Albarn

“Biz 22 yıldır evliyiz.” -Graham Coxon, Damon Albarn üzerine.

İngiliz indie alternatif camiasının daimi sürprizlerle dolu gözbebeği Blur’ün arkasındaki iki dahiden konuşalım. “Gök Gürültüsü Graham” ve “Şimşek Damon”ın tanışması henüz 11 yaşında iki yeniyetme oldukları 1980 yılına dayanıyor. Büyük çıkıştan önce de birkaç müzikal denemeleri olan ikili (ve grubun muhterem devamı), Seymour ismi altında (çaylak bkz’ı.: J.D. Salinger göndermenize kurban) Food Records’ın ilgisini çekiyor, isimleri bugünkü haliyle bildiğimiz ve sevdiğimiz Blur’e evrilerek müzik piyasasına salınıyor. Dışarıdan görmeye aşık olduğumuz “dahi ama sessiz gitarist” ve “dahi ve şovmen frontman” imajını senelerce sahneleyen, cavcaklı İngiliz serserilik (bkz.: “lad”) yıllarında müzik dergilerine yürek hoplatan öpüş kokuş pozlar veren Albarn ve Coxon bromance’i, sonunda şan şöhrete kurban gidiyor, araları açıldıkça açılıyor, Damon sapıttıkça sapıtıyor (bize koşulsuz sevmeyi öğreten karanlık) ve Graham’in de sabrı taşıyor. 2003’te Think Tank’le bizi kör kuyularda merdivensiz bırakmalarıyla Blur’ün artık olmayacağı, o işin bittiği, üzerine soğuk su içmemiz gerektiği haberini alıyoruz. Umutlar eksilerde yüzerken 2012 Olimpiyat Oyunları Hyde Park gösterilerinde o tanıdık ses, o gülüşlerle hem bizim yüreğimize su serpiliyor, hem de Graham ve Damon öpüşüp barışıyor; ama müziğe geri dönüş sinyalleri ortalıkta yok.

Screen Shot 2016-03-29 at 20.29.07.png

(Sene ’81, Blur biraderler)

Sene 2013’te, Blur Hyde Park performanslarında birlikte sahne almayı ne kadar özlediklerini hatırlıyor. Yalnız Scorpions gibi otuz kere veda turneleri, nostalji turnelerine biraz “gıcık” olduklarından, tamamen daha önce hiç çalmadıkları coğrafyalara açılıyorlar. ­Bu turnede iptal olan bir konser sırasında şehirde boş boş dolanmak yerine Hong Kong’da rastgele buldukları bir stüdyoda yaptıkları jam sessionlar, Damon’ın “Graham ve benim bebeğimiz” diye tabir ettikleri The Magic Whip’i bize kavuşturuyor. Blur: New World Towers belgeselinde albümün “sorumlusu” Graham, bütün albümü ve bilhassa yedinci (ve kanımca en ayrı) şarkısı My Terracotta Heart’ı Damon ve kendisi için yazdığını, Damon’ın da bunu çok iyi anlayarak bu şarkıyı söylediğini de itiraf ediyor. (dipnot: sevdalılar için, birkaç paket mendille izlemenizi öneririm. zira bu gözler öyle live’lar gördü, duydu ki utanmasam İngiltere’ye uçup ellerinden tutup barıştıracaktım).

(İşbu performans ektedir.)

Son noktada, grup turnelerine devam ediyor, ama görünürde yeni albüm yok gibi. The Magic Whip döneminde verdikleri röportajlardan birinde “Blur henüz bitmemişti. Öylece biteceğini düşünmüyorduk.” demişlerdi. Blur’ün müzikle işinin bitmesini ne kadar istemesek bile, yeter ki Şimşek ve Gök Gürültüsü ayrılmasın, araları müzik için bozulmasın. (bkz.: allah muhabbetinizi arttırsın beyler)