Jazz Fuarı Notları ve Kulağıma Takılanlar

Nisan sonunda Bremen’deki Jazzahead fuarına katıldım. Dört gün boyunca onlarca caz grubu dinledim ve kulağıma takılanlardan bir seçmece yaptım.

Fuarın bu seneki tema ülkesi Finlandiya olduğundan, Finlandiya’dan pek çok caz grubu da yarım saatlik performanslardan oluşan “showcase” konserleri verdi. Bu sayede de aynı gün içinde art arda pek çok farklı türden Fin cazı dinleme şansımız oldu. Bunun dışında ise “German Jazz Expo”,  “European Jazz Meeting” ve “Overseas Night” temalı showcase konserleri gerçekleşti.

Konserler 10 dakika ara ile başladığından ve 3 farklı, ama birbirine yakın salonda gerçekleştiğinden, açıkçası büyük bir kısmını kaçırdım. Zira katılımcıların konserlere ilgisi öyle büyüktü ki başlangıçtan 5-10 dakika öncesinde salonlar tamamen doluyordu. Bu durum beni şaşırttı ve sevindirdi, zira ülkemizdeki caz gruplarına ve müziğine ilgiyi düşündüm ve otomatikmen bir kıyaslamaya girdim. Ama sonra vazgeçtim, zira o anda sadece ilgililerinin geldiği bir fuardaydım. Yine de halktan bilet alıp konserlere gelenlerin de olduğunu, hatta biletlerin tamamen tükendiğini duyunca içimden garip duygular geçmedi değil.

İzlediğim gruplar arasında bilhassa iki tanesi aklıma kazandı.  Kısaca bahsetmek isterim.

Tenors of Kalma

Elektro popu cazla birleştiren grup, müzisyen Jimi Tenor ve Kalle Kalima’nın on senelik müzikal birlikteliğinin bir ürünü. Kalle Kalima (gitar ve elektronikler), Jimi Tenor (saksafon, vokal ve elektronikler) ve Joonas Riippa’dan (davul) mütevellit grup, bence tür ve tanımlara sığmayacak çeşitlilikle bir müzik yapıyor. Zira o showcase konserinin ilk on dakikasında, adeta 670lerden progresif bir rock grubu dinliyor gibiydim. Buyrun dinleyin, bana hak vereceğinizi düünüyorum.

Tenors of Kalma – Jazzahead 2017

Tenors of Kalma_40©SIESING.jpg

Marilyn Mazur’s Shamania

Sahnede 11 kadın… Çeşit çeşit davullar, perküsyonlar… Perküsyonist Marilyn Mazur yönetiminde hem kulağa hem de benim gönlüme hitap eden bir şovdu. Kadınlara piyanistlik ya da vokalistlik gibi ince ruhlu rollerin biçildiği müzik sahnelerinde, çeşit çeşit enstrüman çalan, adeta savaş davullarını inleten Amazonlar edasındaki bu 11 kadın, gönlümün birincisi oldu bütün gruplar arasında.

Marilyn Mazur’s Shamania – Jazzahead 207

mazur.jpeg

VIRTA

Yine Finlandiya’dan bir grup VIRTA. Gitar, trompet, elektronikler ve davulun kullanıldığı grup, 3 kişiden oluşuyor. Yine sound olarak klasik ve standart cazdan çok ötede, rock tınıları da taşıyan zengin bir müzikleri var. Ki zaten kendileri de müziklerini İskandinav cazı ile post rock melodilerinin kombinasyonu olarak değerlendiriyorlarmış. Canlı performanslarını izleyemedim, zira biraz geç kalmıştım ve salon ağzına kadar doluydu. Ben de dışarıdan dinledim. Ama aklınızda olsun, bir festivalde filan denk gelirseniz mutlaka kulak verin.

Ülkemizden yalnızca İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions sahne aldı. Zaten çok sevdiğim ve çok başarılı bulduğum müzisyenlerden oluşan bu ekip, bence her zamanki gibi başarılıydı.  (İçimden gizli gizli astım tabii ki bayrakları 🙂 ) O performansı da aşağıdan izleyebilirsiniz.

İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions – Jazzahead 2017

Performansların bir kısmına, meraklısı için, şu kanaldan ulaşmak mümkün: http://concert.arte.tv/de/jazzahead

Jazzahead hakkında ayrıntılı bilgi için ise: http://jazzahead.de/en/