Jazz Fuarı Notları ve Kulağıma Takılanlar

Nisan sonunda Bremen’deki Jazzahead fuarına katıldım. Dört gün boyunca onlarca caz grubu dinledim ve kulağıma takılanlardan bir seçmece yaptım. Fuarın bu seneki tema ülkesi Finlandiya olduğundan, Finlandiya’dan pek çok caz grubu da yarım saatlik performanslardan oluşan “showcase” konserleri verdi. Bu sayede de aynı gün içinde art arda pek çok farklı türden Fin cazı dinleme şansımız oldu. Bunun dışında ise “German Jazz Expo”,  “European Jazz Meeting” ve … Continue reading Jazz Fuarı Notları ve Kulağıma Takılanlar

Zurnanın Çığlığı

Zurna diyince bu coğrafyada yaşayan bizlerin aklına ilk önce davul-zurna ikilisi ve köy düğünleri gelir herhalde. Sonra belki mehter takımı… Geleneksel icralar, uzun havalar, bozlaklar, oyun havaları… Orta Asya ve Kafkasya başta olmak üzere pek çok farklı kültürde kullanılan bu enstrüman,  “kaba saz” olarak tabir edilen bir sınıfa ait. Yani aslında popüler müzik türleriyle, Batı formlarıyla bağdaştırmakta güçlük çekebileceğimiz enstrümanlardan biri. Kişisel olarak ben de … Continue reading Zurnanın Çığlığı

Pentagram'ın 30.Yılı Şerefine: Pentagram ile Kişisel Tarihim

30. yılını akustik bir albümle taçlandıracak olan Türk metal müziğinin mihenk taşı Pentagram, albümden “Sonsuz” parçasını dijital mecralarda yayınladı. Grubun eski üyelerinden Ogün Sanlısoy, Demir Demirkan ve Murat İlkan’ın da ses verdiği albüm, 3 Mart’ta yayınlanacak. Albüm öncesi Pentagram ile ilişkimi gözden geçirdim ve kişisel Pentagram tarihime bir yolculuk yaptım. 10 sene önce lisedeyken, Antalya Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu’ndaki 20. yıl konserine gitmiştim Pentagram’ın. Grubun gittiğim … Continue reading Pentagram'ın 30.Yılı Şerefine: Pentagram ile Kişisel Tarihim

Beatles’ın “Revolver”ı Brian Wilson’a Nasıl Sinir Krizi Geçirtti

Charles J. Moss’un Cuepoint’teki yazısının, kendisinin de izniyle yapılmış çevirisidir. Rock&Roll’un 1966’daki sanatsal devriminin ardındaki sihir Brian Wilson, Beatles’ın 1965 albümü “Rubber Soul”u ilk duyduğunda o kadar hayran kaldı ki, sonraki sabah piyanosunun başına geçti ve söz yazarı ortağı Tony Asher ile beraber “God Only Knows”u yazmaya başladı. Wilson, “Rubber Soul”un – şarkı sözlerinin çoğu John Lennon, Paul Mccartney ve George Harrison tarafından yazılan ve … Continue reading Beatles’ın “Revolver”ı Brian Wilson’a Nasıl Sinir Krizi Geçirtti

Fragmanlar II

Bu hafta Haziran ayında Prag’da geçirdiğim birkaç günün müzikli mevzularını anlattığım bir yazı paylaşmayı planlıyordum, ancak 4 Ağustos 2016 Perşembe akşamı yaşanılan mini bir şaşkınlıkla bu yazıya koyuldum. Bir grup insanın yaşadığı gecikmiş tatlı bir telaş halidir şimdi aktaracağım… Geçtiğimiz günlerde, bir arkadaşımın tavsiyesiyle Victor Wooten’ın “The Music Lesson” isimli kitabını okumaya koyuldum, henüz ilerlemiş sayılmam ama dilini sevdiğimi ve bunu da müzikle kurduğu bağı … Continue reading Fragmanlar II

Asosyalsin Ama Günüme Renk Kattın – Steven Wilson'la İstanbul Mini Turu

1 Mayıs 2016 sabahın erken saatleri, henüz gökyüzü tamamen aydınlanmamış, hafif serin, sadece martıların telaşlı sesleri. Erkenden uyanmış, gerçeklik algısını biraz yitirmiş ben, hatıralarında, kalbinde, özel köşesi olan Steven Wilson’dan gelecek olan mesajı beklerken, kısacık günde fazla da yorulmadan İstanbul’daki turistik gezimizin planını son kez kontrol ediyordum. 1 Mayıs olduğundan ve yakın zamanda yaşanan terör saldırılarından dolayı son derece temkinli olmalıydım, Steven ilk kez Türkiye’ye … Continue reading Asosyalsin Ama Günüme Renk Kattın – Steven Wilson'la İstanbul Mini Turu

Alternatif Bromance’ler PART II: Doherty & Barat

2015’te rehabilitasyon sonrası sessizliklerini Anthems For Doomed Youth’la bozan öz hakiki İngiliz serserileri The Libertines’in bromance’inden biraz konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Ne beraber ne ayrı yapamayan yapışık ikizler Barat ve Doherty’nin tanışıklığı Doherty’nin ablasının ekürisine yanlamasından geliyor kısmen. Carl’ın Brunel’de tiyatro okuduğu ve mankenlik kariyerini bir türlü başlatamadığı dönemde Pete de University College of London’a kabul edilmediği için sızlanıyor, bir yerden gitar öğrenmesi gerektiğini düşünüyordu. Pete’in … Continue reading Alternatif Bromance’ler PART II: Doherty & Barat

Fragmanlar

Yaklaşık bir yıldır, erkek arkadaşımın doktorayı kazanmasıyla, Hollanda’nın Eindhoven şehrinde yaşıyoruz. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki benim gibi İstanbul’da uzun yıllarını geçirmiş, orada doğmuş büyümüş ya da hengameye alışmış biri için Eindhoven’daki yaşama alışmak biraz zorlayıcı olabiliyor. Bunu, İstanbul’dan ve Türkiye’den bunalarak kaçmak istediğimiz bir zamanda taşınmış biri olarak söylüyorum. Tabii ki, zamanla farklı bir kent algısına , dinamiğine alışıyor insan. Ölü bir yer olduğunu sandığınız … Continue reading Fragmanlar

Robert Schumann, Clara Wieck ve Do Major Fantasie

1810 doğumlu Alman besteci Robert Schumann, Alman romantizminin en önemli bestecilerinden biri. Romantik dönemin önemli özelliklerinden biri, bestecilerin ilhamlarını müziğin kendisi dışında başka yerlerden de almaya başlamasıdır. Bu dönemde müzik, kendi başına var olan absolüt bir yapı olmaktan çıkıp, bir anlatım ve aktarım aracı olarak kullanılmaya başlar. Edebi kavramların ve anlatımın müziğe karışması, 19.yy müziğinde iki zıt kavramı ortaya atmıştır; programatik müzik ve absolut müzik. … Continue reading Robert Schumann, Clara Wieck ve Do Major Fantasie

The Last Shadow Puppets’a Açık Mektup

En baştan uyarmam gerekiyor, bu yazı bir albüm eleştirisi değil. Bu yazı, kolektif olarak hissedip dillendiremediğimiz, oldukça şahsi bir eleştiri, bir kalp kırıklığı yazısı. Sevgili Miles ve Alex, siz bu satırları oku(mu)yorken ben çok uzaklarda The Age of The Understatement’ı dinliyor olacağım. 2008 yılında, henüz liseli bile değilken, MTV’de artık her ne çıkıyorsa onu dinliyor, alternatif müzikle yeni yeni tanışıyorken tanıdığım, ilk dinleyişte The Last … Continue reading The Last Shadow Puppets’a Açık Mektup